İran’da görgü tanıkları dehşeti anlattı: ‘Zombiler saldırmış gibi, her yerde kan kokusu var’ | Euronews

Euronews’e konuşan görgü tanıkları, İran’da süren hükümet karşıtı protestolar sırasında yaşadıklarını anlattı. Şahit oldukları şiddetten, üzerlerine ateş açılmasına ve sevdiklerini kaybetmeye kadar uzanan kişisel deneyimlerini aktardılar.

“`html

İran’da İletişim Karartması ve Protestoların Etkileri

İran, 7 Ocak tarihinden itibaren iletişim kesintisiyle karşı karşıya. Ülkenin sabit telefon hatları ve internet erişimi, teokratik yönetim tarafından engellenmiş durumda. Bu iletişim kesintisi, başkent Tahran başta olmak üzere İran’ın büyük şehirlerinde, hükümetin protestoculara karşı sert müdahaleleriyle aynı döneme denk geliyor.

İletişim karartmasının başlamasından kısa bir süre sonra İran’dan telefonla arama yapılabildi. Sınır ötesi görüntüler, güvenlik güçleriyle çatışmalar sonrasında yerde yatan birçok cansız bedeni gözler önüne seriyor.

Çeşitli haber kaynakları ve insan hakları örgütleri, protestolar sırasında hayatını kaybedenlerin sayısının 12 bini aştığını öne sürerken, hükümet bu rakamları “durumu abartmak” ve siyasi gündemlere hizmet etmek amacıyla reddediyor.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, cumartesi günü yaptığı açıklamada protestolar sırasında birkaç bin kişinin hayatını kaybettiğini kabul etti. İranlı yetkililere dayanan bilgilerde ise, can kaybı sayısı en az 5 bin olarak verilmekte.

Yurt dışında yaşayan İranlılar, günler süren iletişim kopukluğunun ardından aileleriyle yeniden bağlantı kurabilmişlerdir.

Avrupa’da yaşayan ve güvenlik nedeniyle ismini vermeyen bir kişi, Euronews’e verdiği röportajda, kız kardeşinin eşi takip edilmesine rağmen güvenlik güçlerinin hedefi olduğunu ifade etti. Bu kişi, çocuğuyla birlikte dükkanını kapatırken üzerine gaz fişeği atılan akrabasının, aldıkları yaralar nedeniyle hastaneden henüz taburcu edilmediğini söyledi.

İlgili protestolar sırasında Narmak semtindeki bir gösteriye katılan yakınının vurulduğunu aktaran Arham, “O günden beri kendisinden haber alamıyoruz. Ailesi, tüm çabalarına rağmen kendisine ulaşamıyor,” dedi.

Euronews’e ulaşan ve Arham’ın kız kardeşi ile yapılan telefon konuşmasında yer alan ses kaydında, “Herkes çok üzgün. Birine rastladığınız anda gözleriniz doluyor. Her şey daha da kötüleşiyor. İnsanlar görünüşte normal hayatlarına devam etse de, zombi saldırısına uğramış gibi hissediyoruz,” ifadeleri geçiyor.

Arham, kız kardeşinin eşi için bulunduğu hastanede 16-17 yaşlarındaki üç genç kızın silahlı yaralanmalar sonucu hayatlarını kaybettiğini duyduğunu belirtti.

Arham, “Kötüyüz” ifadesinin, ülkedeki kısa ve zor telefon görüşmelerinde sürekli tekrarlandığını aktardı. İran İslam Cumhuriyeti’nin, cenazelerin ailelere teslim edilmesi için yüksek meblağlar talep ettiği de belirtiliyor.

Arham, Tahran’daki komşularından birinin kızının cansız bedenini alabilmesi için kendisinin ve diğerlerinin para toplamak zorunda kaldığını açıkladı.

İlgili

Protestolar, 9 Aralık’ta İran ekonomisindeki ağır tabloya tepki olarak Tahran’daki esnafın kepenk kapatmasıyla başlamıştır. Ülkenin para birimi riyalin rekor düzeyde düşmesi ve enflasyonun %40’ın üzerinde seyretmesi, toplumsal tepkilere yol açtı.

Kısa sürede diğer şehirlere yayılan gösteriler, hükümetin protestoculara sert müdahalelerine dönüşmüştür. Ayetullah Ali Hamaney, bir konuşmasında protestocuları “kışkırtıcılar” olarak nitelendirerek derhal sert müdahale çağrısı yaptı.

İran’dan paylaşılan görüntüler, morgların protestolar sırasında hayatını kaybedenlerle dolduğunu gösteriyor ve bu olayların baskı altında ne derece bir güç kullanıldığını gözler önüne seriyor.

Hayatını kaybedenler arasında genç şahısların da yer aldığı belirtiliyor. Müdahaleler, dünya genelinde insan hakları örgütlerinde ve birçok ülkede tepkilere neden oldu; Avustralya, protesto amaçlı olarak İran’daki büyükelçiliğini kapatan ülkeler arasında yer aldı.

Tahran yönetimi ise protestoculara “teröristlerin sızdığı” ve ölümlerden onların sorumlu olduğunu iddia ediyor. ABD’li yayın kuruluşu CNN’e konuşan Iraklı yetkililer, İran destekli Haşdi Şabi grubuyla bağlantılı yaklaşık 5 bin kişinin protestoları bastırma amacıyla İran’a gönderildiğini öne sürüyor.

Bu kişilerin, hac için İran’a gelen otobüslerle bu ülkeye ulaştığı söyleniyor.

“`