Konfederasyonlar Hedef Enflasyon Uygulamasına Son Verilmesini Talep Ediyor: Gerçeklerle Yüzleşelim!

Türkiye’deki konfederasyonlar, emekçilerin maaş ve ücret artışlarının belirlenmesinde kullanılan hedef enflasyon uygulamasına son verilmesini talep ediyor. Hedef enflasyonun daha sonra revize edilmesi ve maaş artışlarının aynı kalması, konfederasyon ve sendikaları harekete geçirdi. Hükümete, “tahmini bırak, gerçeğe bak” çağrısı yapıldı.

Merkez Bankası’nın enflasyon hedefini yüzde 24’e, tahminini ise yüzde 26’ya çıkarması, memur ve emekli maaşlarındaki düşüklüğü net bir şekilde ortaya koydu. Bu durum, maaş ve ücret artışlarının hedef enflasyona göre belirlenmesi uygulamasının sona ermesini gündeme getirdi. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, milyonlarca memur ve emeklinin ekonomik geleceğinin enflasyon tahminlerine göre şekillendirilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti.

Kahveci, “Tahminler sürekli değişiyor ve revize ediliyor, ancak maaş artışları bu değişikliklerden etkilenmiyor. Merkez Bankası’nın enflasyon beklentisinin yükselmesi, öngörülerin ne kadar değişken olabileceğini gösteriyor. Böylelikle kamu çalışanları ve emekliler üzerindeki enflasyon riski artıyor” dedi. Ayrıca, ücret politikalarının gerçek ekonomik koşullardan ve güncel verilerden uzak bir şekilde belirlenmesinin, bütçe disiplinini korumak yerine uzun vadede daha fazla ekonomik ve sosyal maliyetler doğuracağını vurguladı.

Kahveci, 2026 yılı için öngörülen maaş artış oranlarının tekrar gözden geçirilmesini ve memur ile emeklilerin alım gücündeki kayıpları telafi edecek ek zammın derhal gündeme alınmasını talep etti. Geçmiş kayıpların karşılanmasının yanı sıra, çalışanların ve emeklilerin ekonomik büyümeden pay almasını sağlayacak bir refah payı uygulamasının da hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Maaş artışlarının, gerçekleşen ve öngörülen enflasyona karşı koruyucu hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Kahveci, mevcut sistemin yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. “Tahmine dayalı ücret artışı anlayışından vazgeçilmeli ve çalışanların alım gücünü koruyacak adil ve dinamik bir ücret güncelleme sistemi oluşturulmalıdır” dedi.

Kahveci, kamu görevlileri ve emeklilerin ekonomik belirsizlikler, hedef sapmaları ve yanlış hesaplamaların yükünü taşımak zorunda olmadıklarını belirterek, ücret politikalarının “tahminlere değil, hayatın gerçeklerine göre” belirlenmesi gerektiğini savundu.

Birleşik Kamu-İş, toplu sözleşme masasında, hükümetin gerçekleşmeyeceği daha önce belirlenmiş hedefleri esas alarak kamu emekçilerinin ve emeklilerinin maaşlarını baskı altına almaya çalıştığını ifade etti. “Bizim enflasyon raporumuz cüzdanımızdır, mutfağımızdır, pazar filesidir; günden güne eriyen lokmamızdır” açıklamasıyla, insanca yaşamaya yetecek maaş talep etti.

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Genel Başkanı Özer Avanaş ise, hükümetin IMF politikalarını uyguladığını ve tahmini enflasyon oranları üzerinden maaş artışları yaptığını belirtti. Avanaş, yıllardır süregelen düşük ücret politikalarının emekçileri kaybettirdiğini dile getirdi. Son toplu sözleşmede Merkez Bankası’nın o dönemdeki enflasyon tahminine dayanarak yapılan artışların yetersiz kaldığını belirten Avanaş, hükümetin uyguladığı yıllık ücret artışının nisan ayı enflasyonu ile sona erdiğini, Merkez Bankası’nın tahminini ise yüzde 26 olarak revize ettiğini kaydetti.

Author: Serkan Demir