Türkiye’yi derinden etkileyen 6 Şubat depremlerine dair yürütülen bilimsel araştırmalar yeni bulgular sunmaya devam ediyor. Mart 2026 sayısında yayımlanan bir çalışma, depremin kırılma yönü ile bölgedeki fay hatlarının özelliklerine dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Habertürk’ten Kenan Butakın’ın haberine göre, Geophysical Journal International dergisinde yayımlanan bu araştırmaya Erhan Altunel, Cengiz Yıldırım ve Özgür Kozacı imza attı. “6 Şubat depreminin Türkoğlu’ndaki yol ayrımında kırılması: Kırılma yayılımı için en az dirençli yol örneği” başlıklı bu çalışmada, depremlerin Amanos Dağları çevresindeki fay sistemleri ile olan ilişkisi incelendi.
Araştırmanın bulgularına göre, deprem Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesine ulaştığında iki farklı kırılma yönüyle karşılaştı. Bunlardan biri Amanos Dağları üzerinden İskenderun yönüne ilerlemek, diğeri ise Karasu Vadisi boyunca Amik Ovası yönünde devam etmekti. Analiz sonuçları, depremin ikinci yolu tercih ederek Karasu Vadisi boyunca ilerlediğini gösterdi. Bilim insanları, bu tercihin iki bölgenin yer kabuğu özelliklerinden kaynaklandığını belirtti. Amanos Dağları kalın ve sağlam yapısıyla yüksek direnç gösterirken, Karasu Vadisi’nin daha ince ve çatlaklı yapısının kırılmayı kolaylaştırdığı ifade edildi. Bu nedenle deprem enerjisinin daha zayıf ve kırılmaya uygun olan Karasu hattı boyunca ilerlediği değerlendirildi.
Çalışmanın dikkat çekici bulgularından biri, depremi etkilemeyen Amanos hattı ile ilgiliydi. Araştırmada, Türkoğlu ile Osmaniye arasındaki fay segmentinde yaklaşık 1500 yıldır büyük bir depremin meydana gelmediği ifade edildi. Bu süre zarfında bölgede ciddi miktarda gerilim biriktiği, yıllık hareket hızına göre fay hattında yaklaşık 7 metrelik bir stres birikimi oluştuğu kaydedildi. Ayrıca, 2023 depremlerinin de bu hatta ek stres yüklediği vurgulandı. Bu durum, söz konusu fay segmentinde 7 büyüklüğünden daha büyük bir depremin olma olasılığını artıran bir risk oluşturuyor.
Araştırmada, özellikle İskenderun Körfezi çevresi ile Adana ve çevresindeki yerleşim alanları için dikkatli olunması gerektiği belirtildi. Bölge için acil hazırlık ve önlem alınması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, depremlerin yalnızca fay hatlarının konumuna değil, aynı zamanda yer kabuğunun yapısal özelliklerine bağlı olarak farklı yönlere yayılabileceği ifade edildi.