Antik Truva Sikkesi, 1.700 Kilometre Uzaklıkta Keşfedildi

0
antik-truva-sikkesi-tam-1700-kilometre-otede-bulundu-9mTsHCL7

Berlin’in Spandau semtinde, 13 yaşındaki bir çocuğun yaptığı keşif, antik Yunan dönemine ait önemli bir buluntu olarak kayıtlara geçti. DW’den Sarah Hucal’ın haberine göre, MÖ 281-261 yıllarına tarihlenen ve Çanakkale’deki antik Truva kentine ait olduğu belirlenen bu küçük bronz para, Almanya’da antik Yunan dönemine dair ilk arkeolojik keşif olma özelliğini taşıyor. Uzmanlar, bu paranın kuzey Avrupa ile antik Yunan arasındaki bilinmeyen ilişkilere ışık tutabileceğini düşünüyor.

**Berlin Arkeoloji Laboratuvarı’nda Yapılan İlk Keşif**

Bulunan sikkeyi, okul gezisi sırasında Berlin Arkeoloji Laboratuvarı PETRI’ye götüren çocuk, paranın incelenmesini talep etti. Uzmanlar, parayı inceleyerek Münzkabinett Berlin’deki nümizmatik uzmanı ile birlikte buluntunun kesin karakteristiğini ortaya koydular. Berlin Miras Kurumu’nun arkeologlarından Jens Henker, “Bu, Berlin’de antik Yunan dönemine ait ilk keşif. Almanya genelinde benzer örnekler bulunsa da, son derece nadirler.” ifadelerini kullandı.

7 gram ağırlığında ve 12 milimetre çapındaki sikkede, bir yüzünde Korint miğferi takan savaşçı tanrıça Athena, diğer yüzünde ise mızrak ve iğ taşıyan Athena betimlemesi yer alıyor. Şu anda PETRI Müzesi’nde “Güncel Buluntular” sergisinde ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

**Mezar Hediyesi Olarak Değerlendirme**

Henker, buluntunun yerini çocukla birlikte haritada belirledikten sonra, bu bölgenin daha önce keşfedilmiştir olduğunu fark etti. Berlin Tarih Öncesi ve Erken Tarih Müzesi, 1950’lerden bu yana şehrin boş alanlarında sistematik taramalar yapıyor. Aynı bölgede daha önce seramik parçaları, Slav dönemine ait bıçaklar, bronz düğmeler ve yanmış insan kemikleri gibi çeşitli buluntular da keşfedilmişti. Bu bulgular, alanın Erken Demir Çağı’na kadar uzanan bir mezarlık olarak kullanıldığını gösteriyor.

Henker, antik yerleşim alanlarında genellikle metal nesnelerin bulunmadığını belirterek, “Metal çoğunlukla eritilip yeniden kullanılırdı, ancak mezarlara zaman zaman hediye olarak bırakılırdı. Bu para da bir anı eşyası gibi görünüyor; belki de birinin yaşamına dair bir deneyimi simgeliyor.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

**Gizemli Bağlantıların İzleri**

Antik Romalılar ile kuzey Avrupa arasındaki ticaret ağlarının iyi belgelenmiş olduğu bilinse de, Yunanların Germenik kabilelerle olan ilişkisi tarih yazımında büyük ölçüde belirsizlik içermektedir. Henker, Yunanların Almanya’daki insanları “barbar” olarak gördükleri için bu konuda pek bir şey yazmadıklarını ifade ediyor. O dönemde burada yazılı bir gelenek de olmadığı için, olası bağlantıları anlamak amacıyla tamamen bu tür buluntulara bağımlı kalıyoruz.

MÖ 330 dolaylarında günümüz Marsilya’sından hareket eden ve Britanya adaları ile Kuzey Buz Denizi kıyılarını gezdiği bilinen antik Yunan gezgini Pytheas’tan bahseden Henker, paranın Berlin’e nasıl geldiğine ilişkin Yunan tüccarları veya asker devşirme ağlarının olasılıklarını dile getiriyor. Ancak, bu paranın Berlin’e nasıl ulaştığı hala belirsizliğini korumakta. “Eğer bu para kendi hikayesini anlatabilseydi, içinde çok şey barındıran çılgın bir hikaye olurdu.” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir