CHP’de ‘paralı figüran’ tartışması! Gürsel Tekin: Şeytanın aklına gelmez

Haber gorseli

CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle; Değerli dostlar, değerli basın mensubu arkadaşlarımız, biz yoğurdu üfleyerek yiyoruz. Nedeni şu. 10 aydır buradayız. 10 ay içerisinde Bermuda üçgeniyle mücadele ediyoruz. Bermuda üçgeninin ne olduğunu biraz sonra belgeleriyle, bilgileriyle sizlere aktaracağım.

“PARTİLİLİK TAMAMEN GÖNÜLLÜYE DAYALI BİR ŞEYDİR”

Tabii birçok arkadaşlarımız, kendi imkanlarıyla olanaklarıyla geliyorlar. Bir kısım genç arkadaşlarımız da zaman zaman sayılar çok olunca bizden ulaşım desteği isterler. Onun dışında herhangi bir para harcayacak imkanımız da yok. Böyle bir olanağımız olsa da yapmayız. Çünkü partililik tamamen gönüllüye dayalı bir şeydir. Önce bize salonu tahsis eden Sarıyer Belediye Başkanımız ve yöneticileri linç edildi. O salonları her Türk vatandaşı parasını yatırır ve orayı kiralar. Düşünebiliyor musunuz? Kendi partinizin belediye başkanının salonunu kiralıyorsunuz. Belediye başkanınız size salonu verdiği için linç ediliyor. Kimler tarafından linç ediliyor? O çeteleri biraz sonra açıklayacağım.

“ŞEYTANIN AKLINA GELMEYECEK BİR ŞEY YAPMIŞLAR”

Sonra tabii dün… Kast mı ne diyorlar ona? Ajans… Vallahi şeytanın aklına gelmeyecek bir şey yapmışlar. Ve bu ulaşım talebi olan arkadaşlarımızı tek tek aradı. Odakta Şişli olunca Şişli Gençlik Kolu Başkanımız, İstanbul Gençlik Kolu Başkanımız aynı zamanda Şişli ilçemizde. Tanıyor musunuz? Yok. Ahmet tanıyor musunuz? Yok. Samet bana 77 kişi göndermiştiniz bunların içinde var mı? Abi tanımıyoruz. Doğal olarak yapılması gereken bir tek şey var. İki kişi bilebilir. Kirli medya, tuzak kuran medya bilebilir. İkincisi, devletimizin savcıları soruşturmayla yapabilir. Gece hemen, hiç bugünü beklemeden Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Burada açık ve net söylüyorum. Başta Gürsel Tekin ve arkadaşlarımız olarak hiçbir kirli tarafta olmadım. Ne içeride ne dışarıda hiç kimseye tuzak kurmadım. Bu tuzağı kuran kimse, kardeşim de olsa sayın savcılar, dibine kadar sonuna gideceksiniz. Bu kurulan tezgah FETÖvari tezgahın sorumluları kimse mutlaka bizim bulmamız lazım ki bulacağız. Hiç kimse merak etmesin. Yani koskoca devasa bir salonda 70 kişi eksik olsa ne olur? Fazla olsa ne olur?

“CHP’Lİ OLMAYAN NEDEN CHP KAVGASINDA”

Daha ileri gidiyorum. Tabii bu soruşturmaları, araştırmaları yaparken çok ilginç şeylerle de karşılaştım. Önce bir araba geliyor. O arabadaki gelenlerin görevi yukarıda salona girecekler. Salonda genel başkanımız konuşurken negatif bir slogan atacaklar. Sonra aklıselim biri galiba diyor ki aman ha bizi linç ederler burada. Sakın ha sakın aklınızdan geçirmeyin. Yapacağınız her türlü rezilliğin ağır bedellerini ödersiniz. 10 aydır biz bunlardan neler çektiğimizi biliyoruz. Doğal olarak da biz de döndük, dedik ki ya kardeşim durun. Ya bu nedir ya? Mesela bu arkadaşlar CHP’li değiller. CHP’deki iç kavganın birer parçaları niye oluyor? Ne dertleri var yani? Dertleri varmış. Dertleri şu. Ya koskoca şu salonda 40 kişi eksik olsa ne olur, 40 kişi fazla olsa ne olur? Salonumuzun etrafında 700-800 arkadaşımız içeriye giremedi. Çünkü salon sınırlı sayıdaydı. İnşallah önümüzdeki günlerde daha büyük salonlarla sizleri karşılayacağız.

Şimdi dikkatle beni dinlemenizi istiyorum. Biraz önce şeytan üçgeni dediğimiz üçgen. Ne zaman, bu itirafçılarla ilgili laf etsem, bu kirli medyanın bütün kimyası bozuluyor. Çok açık söylüyorum. Ne zaman bu itirafçıların ismini zikretsem, Allah Allah diyorum bunlar niye bu kadar bozuluyor?

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü. İş adamları kurumlarda kudreti durabilmenin bir yolunu ararlar. Siyasetçi satın alırlar. Bu zat-ı muhterem Cumhuriyet Halk Partisi’nin iki önemli aktörünü satın almış. Bunun bir tanesi Özgür Karabat, ikincisi Burhanettin Bulut. Özgür Karabat mali işlere bakıyor, Burhan Bulut medya satın almaya bakıyor. Medya satın almaya bakıyor. Şuraya bak, çok üzüldüm. BirGün gazetesine çok üzüldüm. Nedeni şu. Ben de o gelenekten geldim. Nasıl kirlendiniz ya? Bu nedir ya? Bu ne? Yani Aziz İhsan Burhanettin’i satın alıyor, Burhanettin de parasıyla sizlerin haberlerini satın alıyor. Siz bir misyon gazetesiydiniz. Evime BirGün’den başka gazete girmiyordu. Geldi düştüğünüz duruma bak. Yine uzun süredir bütün bu medya üçgeninin merkezinde olanlar gözüm hepinizin üstünde. Çok açık söylüyorum. Buraya girerken ben de arkadaşlarıma da dedim ki kelle vermeye hazır mısınız? Kefenlerimizi giyerek geldik buraya. Sizden korkan sizler gibi olsun. Bak şu paralara bakın. Paralar o kadar yüksek ki. Dün ilk iki haber nereden çıktı biliyor musunuz? Pencere ve BirGün gazetesi. Şu BirGün Pencere’nin durumuna bakın. Fatura 1, 50 milyon. Fatura 2, 294 milyon. Fatura 3, 240 milyon. Elbette saldırıyla karşı karşıya kalacağız. Biz ilk geldiğimiz günden itibaren nasıl bir suç ortaklığıyla mücadele ettiğimizi arkadaşlarıma söyledim. Onun için hazır olun. İçeride de dışarıda da bu çeteyle mücadele var mısınız dedim. Varız dedi arkadaşlarımız. Ama bu üçlü çok güçlü, hepinizi yenecektir.

Şimdi şu tezgaha bak. Turgut Koç. İş adamı. Ve Turgut Koç’la ilgili hiçbir işlem yapılmadı. Mesele bu Aziz İhsan Aktaş. Biraz önce ismini zikrettiğim iki genel başkan yardımcısıyla ilgili ben bunlara rüşvet verdim dedi, dava bile açamadılar. Şimdi soruyorum. Halk TV niye gelmediniz kardeşim? Burada karşımda oturup gözlerimin içine bakarak sorularınızı sormanız varken niye kaçıyorsunuz? Kaçarsınız. Bu vatandaş bütün ipliğinizi pazara çıkardı. Bir daha söylüyorum. Bütün ipliğinizi pazara çıkardı. Gelin sorun. Bunu haber yapın mesela yüreğiniz yetiyorsa. Sayın Özgür Özel’in kankası bakın.

 

yok

Author: Serkan Demir